Kürdistan

Tel Abyad-Lazkiye yolu

Ünlü yazar Çehov, “bir oyunun başında sahnede bir silah asılıysa, oyunun sonunda o silah patlar” der. Bu Lazkiye-Akdeniz sözleri de birgün bir yere varacak.
Buna hazır mıyız?


Soykırım-Ezidi bir ressam

Soykırım-Ezidi bir ressam

YPG’nin, Tel Abyad’ta ilerleyerek Kobanê ve Cizire’yi birleştirmesi HDP’nin barajı aşması gibi. Muhalif milyonların zihninde özdeşleşmiş IŞİD ve AKP’nin peşpeşe tökezlediğini görmek sevindirici. Ancak o ilk sevinç geçip de ortalık sakinleşince sorular ortaya çıkıyor.

Kobanê düşmedi Tel Abyad düştü

Murat Karayılan, Kobanê IŞİD tarafından kuşatıldığında “Kobanê düşmeyecek, Tel Abyad düşecek” demişti, öyle de oldu.

Kobanê’nin %80’den fazlası IŞİD’in elindeyken yalnızca sekiz ayda bugünlere nasıl gelindi? ABD uçakları YPG ve müttefiklerinin hava kuvvetleri gibi davrandı.

Hava koruması varken YPG ilerleyebildi, durduğu dönemde YPG ilerlemesi de durdu. ABD’nin bölgede yaptığı hava akınlarının yarısı Rojava’da gerçekleşti, sadece son 40 günde 212 hava saldırısı yaptı Tel Abyad için.

IŞİD, Tel Abyad’ı neredeyse çatışmadan teslim etti, bu yüzden ilçe fazla hasar görmedi.

Tel Abyad mı Girê Spî mi?

Doğru olan Tel Abyad’ı kullanmak, ama burası Ortadoğu. Dilin de, toprağın sahibinin de bir gecede değiştiğini defalarca gördük yaşadık. Kobanê’ye Kürt yoğunluğundan kaynaklı Ayn-el Arap (Arap Çeşmesi) demekten imtina ediyor ve Kobanê diyorsak, Tel Abyad’a da Girê Spî değil, Arap yoğunluğundan kaynaklı Tel Abyad (Ak Tepe) demek gerekir.

Tel Abyad’ta Kürtler en fazla %40, nüfusun çoğunluğunu Araplar oluşturuyor. 1900’lerin başında Osmanlı-Türkiye topraklarındaki katliamlardan kaçan Hristiyanlardan ciddi bir göç alan, sonrasında Şeyh Sait isyanı sonrası yine kaçan Kürtlere 1 ev sahipliği yapan bölgede yerleşim ve nüfus yapısı sık sık değişmiş.

Mısır-Suriye ortak devleti döneminde uygulanan toprak reformu ile göçerler (ki çoğunluğu Kürt) yerleşik hayata geçirilmiş ve kısmen toprak sahibi olmuşlar.

BAAS’ın ilk döneminde bu tabloyu Arap milliyetçiliği lehine çevirmek ve sınır güvenliği için Arap Kemeri politikası uygulanmış, Arap nüfusun sayısı artırılmış. Kürt göçerlere verilen toprakların bir kısmı geri alınmış, Haseke ilinde 25 bin Arap aile yerleştirilmiş.

120 bin Kürdün (Suriye Kürt nüfusunun %10’u) vatandaşlık hakkı, göçer olmaları, Türkiye’de mi yoksa Suriye’de mi yerleşik olduklarının belli olmaması gibi gerekçelerle elinden alınmış. 2

Ancak ezen ulusun bu politikası tüm hedeflerine ulaşamamış. Buradaki milliyetçi politikanın altında yatan ise özünde sınıfsal bir çelişki. Çünkü büyük toprak sahibi Kürtlerin toprakları kendilerinde kalmış. 3

Suriye Kürtleri mi, Suriye Kürdistanı mı?

Suriye Kürtlerinin kurduğu ilk siyasi partinin adı konulurken başlayan tartışma 4 halen pratikte devam ediyor. Kürt nüfusun egemen olduğu yekpare bir toprak parçası var mı? Yok.

Şam’da Kürt mahallesi (Hay el Ekrad, geçmişi Selahaddin Eyyübi’nin askeri garnizonuna kadar giden bir mahalle), Halep’te Kürt mahallesi (Şeyh Maksud), Efrin, Kobanê ve Cizire’de yoğunluk gösteren ama birbirinden kopuk üç yer; Suriye Kürtlerinin durumunu bize özetliyor.

Bu kopukluk için BAAS’ın yerleştirdiği 25 bin Arap aileyi suçlayanlara tavsiyem dönüp tarihsel Kürdistan haritasına bir daha baksınlar. Suriye-Türkiye sınırını bir an için yok farzetsinler. Tel Abyad’ta ne varsa karşısında Akçakale’de de aynısı var. Kobanê’de ne varsa Suruç’ta da aynı var. İsteyen son seçim sonuçlarına da bakabilir.

Ezilen bir ulusun mücadelesi, sonuç yaratmaya başladığında, ulusa önderlik edenlerin elinde, diğer halklara ve alt sınıflara karşı kaçınılmaz olarak ezen konuma gelir.

Sykes-Picot, Türkiye-Suriye sınırını çizerken bu tarafta Arapları bırakırken, diğer tarafta da Kürtleri bıraktı.

Ezilen bir ulusun mücadelesi, sonuç yaratmaya başladığında, ulusa önderlik edenlerin elinde, diğer halklara ve alt sınıflara karşı kaçınılmaz olarak ezen konuma gelir. Dünün ezilmişliği bu dönüşüm sürecinde meşruiyet kazanmak ve karşı çıkanları susturmak için kullanılır, diğer yanda ezilen ulusun alt sınıfları için değişen bir şey olmaz. Onlar bizzat kendi içlerinden çıkan egemenlerce ezilmeye devam edilirler.

Her uluslaşma aynı zamanda bir nüfus mühendisliğidir; asimilasyon, göç ve sürgün ile başlar katliamlara soykırımlara kadar uzanır.

Daha dengeli bir nüfus mühendisliği isteyenler de var yüzyıllık bir gecikmeyi telafi etmenin acelesi ile koşanlar da.

Evrensel ve Kürdistan 24'te düzenli olarak Rojava üzerine yazan Kürt gazeteci Mela Ehmed'in attığı tweet.

Evrensel ve Kürdistan 24‘te düzenli olarak Rojava üzerine yazan Kürt gazeteci Mela Ehmed‘in attığı tweet.

Kürt siyasetinin bayrakla imtihanı

19 yıl boyunca Suriye’de her türlü desteği gören, Suriye Kürdistanı propagandası yapmayan, Suriye devleti ve BAAS’la karşı karşıya gelmeyen, orayı cephe gerisi olarak kullanan PKK, durumu tersine çevirdi. Şimdi varsa yoksa Rojava, üstelik Türkiye Kürdistanı’nı ateşe atma pahasına. 5

Gezi'de Türk bayrağına tepki gösterip, iki yıl sonra Türk bayraklarıyla miting yapmak -Foto 25 Mayıs 2015 Aydın HDP Mitinginden

Seçimlerde sık sık gördüğümüz bir kare. Türk bayraklarıyla bir HDP mitingi

PKK’nin Suriye eski sorumlusu Ömer Hayri Konar, Suriye ile Türkiye arasındaki yakınlaşma döneminin bir sonucu olarak Türkiye’ye teslim edilmişti, şimdi o isim Öcalan’ın isteğiyle İmralı’da sekretarya tabir edilen beş kişinin içinde.

PYD son 3 yıldır Suriye devleti ve BAAS’la elbette bütün köprüleri atmadı, Tartus’da Suriye halkı ile dayanışma konserindeki Esad resmi ve Suriye bayrakları yüzünden Grup Yorum ve devrimciler çarmıha gerilirken, YPG özsavunmasını Suriye ordusundan aldığı ağır silahlarla ve mali destekle geliştiriyordu. 6

Şimdi ise böyle ikili tavırlara gerek kalmamış olmalı ki burada Türk bayrağı sallanırken YPG gerillaları Suriye bayrağını çiğniyor. Kamışlı’dan çatışma haberleri geliyor. Arap aşireti lideri YPG tarafından tutuklanıyor.

Fransız mandası sonrası kabul edilen bayrak, YPG gerillalarının ayağı altında

Fransız mandası sonrası kabul edilen bayrak, YPG gerillalarının ayağı altında

ABD, YPG’ye neden yardım ediyor?

ABD’nin ezilen halklara yardım derneği olmadığı malum, daha kısa süre önce IŞİD, 300 kilometre yol gidip, Ramadi üzerine varırken ABD uçakları bu sevkiyatı seyretti.

“ABD uçakları Ortadoğu’da sınır çiziyor” sözü bu günlerde sıkça duyuluyor. ABD liderliğindeki koalisyon önce Suriye ordusundaki kopmalar üzerine ÖSO’yu kurdu, Suriye direndi; Nusra’yı ve diğerlerini getirdi, Suriye direndi; Selefiler Nusra ve IŞİD olarak bölündü, Batı desteği sürdü, Suriye direndi; en son YPG desteklenmeye başlandı.

Amaç başından beri aynı, ABD askerinin ayağı yere değmesin, Suriye’den en azından bir parça koparıp üzerinden enerji hatlarını geçirebileceği uyduruk bir Suriye kurulsun. Bu hiç değişmedi.

ABD başından beri yerli, birlikte çalışabileceği bir güç yaratmaya, kazanmaya çalıştı. Böyle bir güç olmadan işgal ettiği parçada istikrarlı bir statü yaratamazdı. ÖSO ve Selefi çetelerle bu olmadı, sıra YPG’de. ABD Dışişleri 2015 terör raporunda PKK’ye terörist derken, PYD’ye terörist demedi.

PKK tarafının ya da kimilerinin iddia ettiği gibi ABD, PKK’nin dediğine gelmedi, Esad’la derdini de unutmuş değil. ABD durduğu yerde duruyor, PKK-PYD üçüncü yolundan vazgeçip ABD çizgisine geldi, Rojava devrimi bir zamanlar güzel bir ihtimaldi. PKK-PYD kendi için savaşmayı bırakıp, başkaları için savaşmaya başladı. IŞİD vahşetinden kaynaklı bu şimdi görülmüyor. 40 yıllık meşruiyetini Batı’nın gayri-meşru çocuğu IŞİD’e karşı savaşın getirdiği meşruiyetle değişenlerin ne kaybettiği zamanla daha iyi anlaşılacak.

Suriye’nin direnişi, Selefi çetelerin AKP ve ABD’ye uzanan bağlarının teşhir olması YPG’yi öne çıkardı. Ülke içinde çözüm sürecinin artık Kürt halkını oyalayamadığını, Gezi ve Kobanê Ekim isyanı ile gören ABD YPG’yi tüm risklerine rağmen destekliyor. Yine de işi şansa bırakmıyor, eskiden Batı ordularında profesyonel askerlik yapmış kişilerin YPG’ye eşlik etmesi bir soru işareti.

İnsani ve siyasi gerekçelerle Rojava’ya savaşmaya giden devrimcilerin göz önünde tutması gereken yanlardan biri de bu kişiler.

Diğer yandan durum öyle, AKP-MHP-Türk ulusalcı cenahın dediği gibi “abi o işler bildiğin gibi değil, her şey dümen, IŞİD’i karşılarına çıkardılar, Kürtlere devlet kurduruyorlar değil.”

Ortada beş yıldır tıkır tıkır işleyen bir plandan çok defalarca gözden geçirilen bir plan var.

YPG’nin müttefiki dinci de Hizbullah-İran değil mi?

Evet öyle. İran İslam devrimine dair anlatılanlar zihinlerde duruyor. Ancak selefi olmayan Sünnileri bile tekfir eden, yani kafir ilan eden, yani katli vacip gören görmekle de kalmayıp katleden Sünni cihadçı örgütlerden kimisi (IŞİD) ile savaşan, kimisi (Nusra) ile uzlaşan, kimisi (Burkan el Fırat bileşenleri) ile omuz omuza savaşan YPG, konu Şii-Alevi örgütlere gelince toptan mahkum ediyor.

Sorun demek ki dini ya da dinci bir örgütle yan yana durmak değil.

Deniyor ki iki taraf da emperyalist. Rusya’nın emperyalist olduğunu muhalif sol kesimde tartışma konusu yapan yok, Çin tartışmalı, İran’a emperyalist demek iyice zorlama olur.

Hangi bloğun ne kadar emperyalist olduğu belli, yani bağımsızlık isteyen bir ulusa ne kadar tehdit olabileceği de… Mesele aradaki çelişkiden faydalanıp özgürlüğünü kazanmaksa kimse buna bir şey demez ama o işler güçlünün yanında durarak olmaz, güçsüzün yanında durursan bağımsızlığını kazanma şansın olur.

Rusya ve İran’ın desteği olmasaydı dayanamazdı denen Suriye dört yıldır deniyor, halk desteği olmadan hiçbir yönetim açık işgal koşullarında yaşayamaz.

Kanton’lar demokratik mi?

Silahı veren emperyalizm, Suriye’ye gönderen emperyalizm, kurtarıcı olan emperyalizm, destek veren emperyalizm, ölen hep halk.

Böyle bir ortamda kurulan kantonların demokrasi ölçüsü ABD emperyalizmine karşı mücadeleye karşı takınılan tavırdan geçer. Anti-emperyalizm Rojava demokrasisinde serbest mi?

Suriye ve BAAS lideri, şu anki devlet başkanı Dr. Beşşar Esad'ın babası Hafız Esad öldüğünde PKK'nin yayınladığı başsağlığı mesajı

Şu anki devlet başkanı Dr. Beşşar Esad’ın babası, Suriye ve BAAS lideri Hafız Esad öldüğünde PKK‘nin yayınladığı başsağlığı mesajı

Rojava topraklarında Araplar da yaşıyor ve geçtiğimiz sene yapılan Suriye Başkanlık seçimlerine katılmak istediler. Ancak YPG Asayiş etkin olduğu bölgelerde seçim sandıklarını engelledi. Başka bir halkın yurtsever duygularla işgale karşı sandığa gitmesine engel oldular. Arap yurtseverler, kantonlarda faaliyet yürüten Batılı güçleri hedef alsa YPG’nin tavrı ne olur?

Suriye Kürdistan’ında nüfus ve milli dağılım oldukça karışıktır. Kantonlar da Mela Ahmed’in dediği gibi bu karışık yapıya uygun şekillenmiştir. Ama bunu geçici, katlanılması zorunlu bir geçiş süreci olarak görüyorlar:

“kısacası Kanton yönetimleri mevcut durumda bir tercihrten çok bir zorunluluktur. Kürtler güçlendikçe ve konjonktür Kürtlerin lehine geliştikçe Kürtler egemen olacak ve “kendi elleriyle böldükleri ülkelerini” BİRLEŞTİRECEKLERDİR.

Ulusların kendi kaderini tayin hakkı sosyalistler için bir vicdan sorunu değil, her koşulda savunulacak bir hak.

UKKTH başka bir ulusa karşı kullanılırsa ne yapacağız?

Nazilerin soykırımından kaçan kurtulan Yahudiler, kafileler halinde Filistin topraklarına ulaşıyordu. İngiliz subaylarının teşviğiyle, İsrail Haganah milislerinin eşlik ettiği Yahudiler, evlerinden zorla çıkarılan Filistinlilerin evlerine yerleştiriliyordu.

Yahudiler, sanki hep o evlerde yaşamışlar, o sokaklarda koşup oynamışlar, o evlerin penceresinden akşam işten gelecek babalarını beklemişler, o pencerelerden akşam yemeklerinin sofra bezinde kalan kırıntılarını serpmişler, o pencerelerden komşu kızıyla ilk aşklarını yaşamışlar gibi rahattılar.

Çoğu zaman Filistinlilerin kapı dışarı edilmesiyle, Yahudilerin eve yerleşmesi aynı anda oluyordu. Silahların gölgesi bu defa onlara düşmüyordu, dünün mağduru bugünün mağruru olarak, evlerinden koparılan Filistinlilerin yüzüne bile bakmadan o evleri olduğu gibi sahiplenebildiler.

Bugün Kürt ulusal hareketi de böyle bir eşikte, henüz resmen adımını atmadığı bir kapı önünde açılmış, onu bekliyor.

Suriye savaşının aynı zamanda bir enerji koridoru yaratma savaşı olduğunun bilincinde olan PKK şöyle diyor:

“ABD Kürtler olmadan Ortadoğu’daki hedeflerine nasıl ulaşacak? Kürtler olmadan bu mümkün değil. Avrupa bizler olmadan Rus gazına bağımlı olmaktan nasıl kurtulacak? Petrol ve doğalgazın Akdeniz’e ulaşması Rojava’dan geçiyor. Bu yol garanti altına alınırsa, Avrupa rahat bir nefes alabilir.” Die Zeit 2015

Irak Kürdistanı petrolleri dışında Bayık'ın kastı Katar'da mevcut dünyanın en büyük gaz yatağı. Bu kaynak Suriye savaşının önemli sebeplerinden biri.

Cemil Bayık‘ın kastı Irak Kürdistanı petrolleri ve Katar‘da mevcut, dünyanın en büyük gaz yatağı. Bu kaynak Suriye savaşının önemli sebeplerinden biri.

Bunun için Akdeniz’in şart olduğunu düşünüyorlar, Selahattin Demirtaş’ın önce söyleyip sonra geri aldığı sözden sonra söylenmiş bir söze, Cemil Bayık‘ın söylediklerine bakalım, Özgür Politika aktarıyor:

“Kobanê savaşını aslında Türk devleti sürdürüyor” diyor. Bu konuda hiçbir kuşkularının olmadığını ifade ediyor.
Bunun nedenleriniyse şöyle açıklıyor:
Türkiye Rojava’daki kantonları ortadan kaldırmak istiyor. Kürtleri sürmeyi ve bölgeyi Araplaştırmayı amaçlıyor. Böylece hem Kuzey’deki Kürtlerin statü sahibi olmalarını önlemeyi hem de Kürdistan’ın Akdeniz’e açılmasını engellemeyi hedefliyor.

Kobanê nere, Akdeniz nere?

Bu niyetin daha çiğ bir şekilde bir Barzanici tarafından dile getirilmiş ifadesi de şu:

“En doğudaki Pêncwîn’den, en batıdaki Zîvan’a uzanacak olan bu yol, örneğin Kerkük’teki Kürdistan petrollerini de dünya pazarına taşımak için Akdeniz’e ulaştıracaktır. Zira ev yapanın bahçeye de, bahçe kapısına da ihtiyacı vardır.”

Yahudiler kitleler halinde gaz odalarında, çalışma kamplarında öldürüldüler. Ağızlarından sökülen dişlerden bile koca kuleler yükseldi. 1948’de İsrail, kuruluşunu ilan ettiğinde Sovyetler Birliği de tanıdı. Aslında bu bir hataydı. Asıl olarak Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov‘un sebep olduğu, Stalin‘in eleştirdiği, Molotov’un siyasi hayatına ciddi bir darbe vuran, SBKP’yi etkileyen bir hata oldu bu. 7

Ünlü yazar Çehov, “bir oyunun başında sahnede bir silah asılıysa, oyunun sonunda o silah patlar” der. Bu Lazkiye-Akdeniz sözleri de birgün bir yere varacak.

Buna hazır mıyız?

@s_altunoglu

Hayaller Stalingrad, gerçekler Washington

Eşme ruhuna selam, devrimci ruha el Fatiha

  1. Belki biraz da bu yüzden Nakşibendilik Suriye Kürtleri içinde önemini hep korudu, 1964’ten 2004’teki ölümüne kadar Suriye baş müftülüğü yapan Ahmed Kuftaru bir Kürt’tü ve Nakşibendi geleneğine mensuptu.
  2. Suriye’de 2012’de yapılan referandumla kimliksizler vatandaşlık haklarını kazandı.
  3. Bu bölümdeki bilgilerin kaynağı ‘Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim-Rojava’dan Sesler, Analizler/Thomas Schmidinger/2015/Yordam Kitap/Bu kitap Xelata Mezlûm Bagok-Mazlum Magok Kürt Gazetecilik Ödülü almıştır’
  4. Suriye’deki Kürtlerin Demokrat Partisi ismi sonradan Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’ne dönüşür. Yine PKK’nin Kürdistan’ın dört parçasında kurduğu partilerden isminde Kürdistan geçmeyen sadece Suriye örgütlenmesidir
  5. AKP, 2 yıldır analar artık ağlamıyor yalanını tepe tepe söylüyor, Rojava’da şimdiye kadar yüzlerce gerilla hayatını kaybetti, cihadçı çetelere Kürdistan’dan katılanların sayısı ise binlerle ifade ediliyor.
  6. Bu durum en son en üst düzeyde Esad tarafından dile getirildi. Diğer taraf bunu doğrulamıyor ancak söz konusu silahların Suriye ordusundan gelmediyse nereden gelmiş olabileceği konusunda da bir açıklama yapmıyor. Mali desteğin ise doğrudan değil dolaylı –maaş ödemeleri şeklinde- olduğunu söylüyorlar. Öte yandan Suriye ordusu cihadçı çetelere karşı sadece Kürtlere değil, köylerde en ücra yerlerde yaşayan her kesime destek veriyor, onları silahlandırıyor. Bu silahlar kendisine dönmedi bugüne kadar. YPG ile yaşanan çatışmalar da istisna kaldı.
  7.   ‘Molotov Anlatıyor’/Feliks Çuyev/Yordam Kitap/2007
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Yorum

  1. Zindan Fidancı diyor ki:

    Suriye Kürdistan’ı diye bir yer yok demişsiniz ve bunu toprak bütünlüğü olmayışına indirgemişsiniz. Eğer toprak bütünlüğü yoksa bu sizin de dediğiniz gibi herhangi bir Kürdistan’dan bahsedemeyiz. Ya kasıtlı olarak bu duruma değinmemişsiniz ya da bilmediğinizden dolayı. Ortada 1963’e kadar bir toprak bütünlüğü vardı. BAAS Partisi 1963 yılında Arap Kemeri dediği Kürtleri birbirinden koparma planını devreye koydu ve bugünkü tablo ortaya çıktı. Bu plan Kemalistlerin Kürtlere karşı uyguladığı planlara çok benziyor ve zaten bu plan Kemalistlerden ilham alınarak uygulanmıştır. Eğer siz Kürdistan’ı bir bütün olarak tasavvur ederseniz orası yine de Kürdistan oluyor. Yani sizin dediğiniz o durum yok ortada bir Kürdistan var!

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yandex.Metrica