Boris Petrovsky & G. DrozdovÇeviriSosyalizm

Sovyetler Birliği’nde sağlık ve sosyal haklar

Sovyet hekimleri bir kişinin sağlığını ulusal zenginliğin bir parçası olarak görür. Ve bunun korunmasından kişinin, devletin ve kamu kuruluşlarının sorumlu olduğu düşünülür.


sscb_cocuk_sagligi

Anneler, Bebekler ve Çocuklara Dair1

Sovyetler Birliği’nde bir aile yeni katılım beklediğinde, sadece çocuğun ebeveynleri değil devlet de yeni bir yurttaşın doğumundan kaynaklanan sorumluluğunu paylaşır.

19 bin kadın danışma merkezi bebek bekleyen annelerle ilgilenir: Sağlık durumlarına, çalışma rejimlerine, dinlenme ve beslenmelerine bakar ve gereksindiklerinde de onları özel dinlenme evlerine gönderir.

Çalışan bir kadının ücretli annelik izni, doğumdan elli altı gün önce başlar. Doğum sonrası iznin süresi de aynı uzunluktadır. Doğum zorsa ya da doğanlar ikizse, doğum sonrası izin yetmiş güne uzatılır. Sonrasında genç anne, isterse ücretsiz üç ay izin alabilir ve bu süre boyunca işyerindeki yeri onun için korunacaktır.

Neredeyse tüm Sovyet kadınları doğum yapmak için doğumevlerine gider. Onlar için, ülkenin her yerindeki çeşitli tıbbi kurumlarda 230.000 yatak ayrılmıştır.

Dürüst olmak gerekirse, bir bebek sahibi olmak ucuz değildir. Kendiniz değerlendirin: Her şey normal olarak giderse kadın dokuz gün doğumevinde kalır ama en önemsiz komplikasyon durumunda bu yirmi güne kadar çıkabilir.

Bu dönem boyunca nitelikli tıbbi ilgi görebilmek için büyük meblağlar harcanır. Hekimlere, hemşirelere ve diğer personele, zaman zaman çok pahalı olan ilaçlara ve beslenmeye çok para gider. Hiç de önemsiz olmayan harcamalardan biri de yeni bebeğin bakımıdır.

Herkesin sağlıklı olabilmesi için herkes herkesin sağlığı ile ilgilenmelidir.
 SSCB Kamu Sağlığı Bakanlığı’nda, bir çocuğun doğumunun 350-390 rubleye mal olduğu hesaplanmıştır. Hiç de az olmayan bir meblağ.

Ailenin bu meblağı nereden bulduğunu sorabilirsiniz. Yanıt basittir: Bunun maliyeti devlet tarafından karşılanır. Mutlu ebeveynler, muhtemelen bir buket gül, şakayık, karanfil ya da leylak için gerekli para hariç, hiçbir şey harcamaz.

Sovyet toplumunda aile hekimleri yoktur. Muhtemelen bu aşırı kategorik olabilir, çünkü yeni bir yurttaş doğar doğmaz her kent ve köy merkezlerinde sahip olduğumuz çocuk danışma merkezlerinin yorulmak bilmez bakımının nesnesi haline gelir.

Anne ve çocuğun eve varmasından hemen sonraki gün, çocuk danışma merkezlerinden birinden eğitimli bir hemşire ya da hekim onları ziyaret eder. Bu yeni bir günün gelişi kadar kesindir. Çocuk hekimleri (ülkemizde onlardan 67.000’den fazla bulunmaktadır) çocuğu gözlem altında tutar, gelişimini takip eder, gerekli aşıları yapar ve hastalık zamanlarında onu tedavi eder.

Bebek üç yaşına geldiğinde, çocuk polikliniklerindeki tıbbi personelin becerikli ellerine geçer. Orada hekimler, çocuk ortaokulu bitirinceye dek sağlığıyla ilgilenir. Bu arada, kentlerdeki tüm okullar ve kırsal kesimin büyük çoğunluğundaki okullar kendi çocuk hekimlerine sahiptir.

Bu yolla on yedi yaşına gelinceye kadar herkes kasaba ya da kent çocuk polikliniklerinden bir hekim tarafından tedavi edilir. Gerektiğinde bir çocuğu, çocuk sanatoryumuna göndermek hekimin yetkisi dahilindedir. (Ülkedeki sanatoryumlarındaki yatakların yüzde 37’si çocuklara verilmiştir ve tüm çocuk sanatoryumları kural olarak ücretsizdir).

Ebeveynler işteyken çocuğa bakılması, büyükannelerin olduğu ailelerde sorun değildir. Elbette iki büyükannenin de hayatta olduğu yerlerde, bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğu ayrıca bir tartışma konusudur. Çünkü büyükanneler çoğu zaman birbirini kıskanır ve fazla hoşgörülü olmaya eğilimlidir.

Çocuk yuvalarında ve kreşlerde çocuklar en becerikli ve hassas eğitimi alır. Bunun tek nedeni, kreşlerin ve çocuk yuvalarının, oyuncakların, kitapların ve öğretmenin sevgisinin, yani her şeyin birlikte paylaşıldığı gerçekten de küçük komünler olması değildir. Burada çocuklar, bilimsel olarak temellendirilerek, pedagoji, psikoloji ve tıp alanlarındaki uzmanlar tarafından tasarlanmış bir sisteme göre yetiştirilir.

Sovyetler Birliği’nde sağlık harcamalarının çoğu önleyici sağlık hizmetlerine aktarılırdı. Çünkü önlemek tedavi etmekten daha kolaydır.
Neredeyse 8 milyon küçük Sovyet yurttaşı geçen sene (1965) kreşlere ve çocuk yuvalarına devam etti. Günümüzde bu sayı yarım milyon arttı. “Ben çalışırken çocuğuma kim bakacak?” sorusu giderek daha az sayıda anne ve babayı endişelendirmekle birlikte hala bu tür aileler bulunmaktadır.

Bununla beraber çok sayıdaki endüstriyel ve tarımsal kurumlar ve çeşitli bürolar, bu tür aileleri tam olarak memnun edecek çözümler geliştirmiştir.

Beş Yıllık Planımız “devletin okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların sayısının artarak 12.200.000’e  ulaşacağını” öngörmüştür. Bu durum, kent nüfusunun çocuk kurumlarına duyduğu gereksinimin karşılanacağı ve kırsal alandaki kreş ve çocuk yuvası sayısının kayda değer bir biçimde artacağı anlamına gelir.

Yaşlılara Dair2

Devlet Emeklilik Kanunu, Sovyetler Birliği’nin tüm yurttaşlarının, devlet, kamu ya da kooperatif kuruluşlarında ya da kurumlarında istihdam edilmelerine bakılmaksızın, devletten emeklilik maaşı almaya hakları bulunduğunu söyler. Emekliliğe hak kazanabilmek için bir yere ödeme yapmak gerekmez. Tüm para devlet bütçesinden gelmektedir.

Fabrika, büro ve profesyonel işçiler için emeklilik yaşı erkeklerde 60 ve kadınlarda 55’tir; kolektif çiftçiler için bu sırasıyla 65 ve 60’tır. Madencilik, kimyasal ve metalürji endüstrilerindeki zararlı mesleklerde istihdam edilen kişiler için emeklilik erkekler için 50 ve kadınlar için 45 iken; kereste ve inşaat işlerinde ve demiryollarında emeklilik yaşı sırasıyla 55 ve 50’dir.

Yaştan dolayı emeklilik maaşının boyutu, kişinin önceki kazancına, çalışma koşullarına ve hizmet süresine bağlıdır; uzun ve kesintisiz hizmet süresiyle artar. Kural olarak emeklilik maaşı önceki kazancın yüzde 50’si ila yüzde 100’ü arasındadır. Tüm yurttaşlar gibi emekliler de sağlık amaçlı konaklamalardan ve ücretsiz tıbbi bakımdan yararlanır. Yaşlılar ve engelliler, isterlerse ücretsiz bakılacakları devlet evlerine gidebilirler.

İş kazaları ya da hastalık nedeniyle çalışamayan kişiler, yaşlarına bakılmaksızın emeklilik için uygundur.

1966 ila 1970 arası dönemi kapsayan hâlihazırdaki beş yıllık plan, asgari emekli maaşında yüzde 30’luk bir artış sağlar, bir dizi sanayi mesleğinde kadınlar için emeklilik yaşını 50’ye indirir, fabrikalar, bürolar ve profesyonel işçiler için aynı olan emeklilik yaşını kolektif çiftçiler için de devreye sokar, işbaşında meydana gelen sakatlanmalar nedeniyle kolektif çiftçilere ödenen asgari emeklilik maaşını arttırır.

Engellilere Dair3

Emeklilik açısından engelliler, sakatlıklarının derecesine göre, üç gruba ayrılır. Durumları hekimler, sendika temsilcileri ve sosyal sigorta görevlilerinden oluşan bir heyet tarafından tespit edilir. Bir engelli, yaşına bakılmaksızın emekli olma hakkına sahiptir ama emeklilik maaşı kişinin içinde yer aldığı kategoriye bağlıdır.

Birinci kategoride yer alanlar en yüksek emeklilik maaşını alır. Emeklilik maaşı, engellinin önceki kazancına, çalıştığı süreye ve sakatlığının nedenine de bağlıdır. Engellinin sakatlığı mesleğinden kaynaklanıyorsa, normal maaşına denk bir yaşam boyu emeklilik maaşı alacaktır. Çalışabilecek durumdaki bir engelliye becerileriyle uyumlu bir iş verilecektir. Bu tür bir durumda maaşı emeklilik maaşını etkilemeyecektir. Engelli kişi, orta ya da daha yüksek, bir okula devam etmek isterse tüm başvuranlarla aynı haklardan yararlanır. Engelli gaziler, daha yüksek emeklilik maaşı alır ve engellilerin sahip olduğu tüm ayrıcalıklara ek olarak belirli ek ayrıcalıklar elde eder.

Herkes için Sağlık4

sovyetler_saglik_2

Devlet tarafından oluşturulan sosyalist sağlık planı yine devletçe mali olarak desteklenip işletilir. Sağlıkla ilgili hizmetler ücretsizdir ve herkes için erişilebilirdir…

Sosyalist ülkelerde sağlığa ayrılan pay öncelikle bir hastalık önleme sistemine gider. Bu en akılcı tutumdur, çünkü önlemek tedavi etmekten kolaydır.

Örneğin, yakın zamanda Sovyetler Birliği’nde 100.000.000’dan fazla kişi tüberkülozun erken teşhisi için taramadan geçirildi ve kanser checkupları 68.000.000 kişiyi kapsadı.

Sovyetler Birliği’nde 4.000.000’luk bir sağlık gücü bu ölçekte bir işi gerçekleştirmek inşa edildi. 555.000 hekimimiz (Avrupa’daki tüm ülkelerin toplam hekim sayısının kabaca yarısına denk düşer) ve 1.700.000 eğitimli hemşiremiz bulunmaktır. Sadece Sağlık Bakanlığı’nda 46.000 tıbbi araştırmacı ve eğitmen istihdam edilmiştir. Bu kişiler, 600 hemşirelik okulu ile 87 tıp fakültesindeki personeli eğitir ve 359 bilimsel kuruluşta araştırmalar yürütür.

Elbette ki bu hiç de azımsanacak bir harcama değildir, ama bu ulusal sağlık çabasının sadece bir parçasıdır; bunun sayesinde, bir dünya rekoru olarak, her 418 kişiye bir hekim düşmektedir. Ayakta tedavi kliniklerinin, dispanserlerin ve diğer kuruluşların personelini oluşturan bu hekimler önleyici sağlık hizmeti sunarlar. Küçük kasaba kurumlarından başkentteki büyük merkezlere dek, doğumhanelerimiz ve hastanelerimiz şu anda 2.200.000 yatağa sahiptir. Devletin sağlığa ayırdığı toplam pay, yıllık yaklaşık 7.000 milyon rubledir.

Devrim öncesine kıyasla SSCB’de bebek ölümleri yüzde 90 azaltılmıştır.
Sağlık çabalarının bir başka yüzü, kırsal kesimde, dağlarda ve deniz kenarındaki yerlerde uygun dinlenme ve tatil kurumlarının, önleme merkezlerinin, turist kamplarının, çocuklar için yaz kamplarının, çocuk odası ve kreşlerin vb. örgütlenmesidir. Devlet ve sendikalar bütün bunlara önemli miktarlar yatırır.

Diş sağlığı hizmetleri tüm devlet kliniklerinde ücretsizdir. Devletin işlettiği, ücret alan ticari klinikler de bulunmaktadır. Bu kliniklerdeki ücretler çeşitlilik gösterir. Bir muayene 20 kopeck, bir dolgu 40 kopeck, iki ya da 3 ziyareti gerektiren tedavi 1 ruble 20 kopeck’tir. Anesteziyle yapılan diş çekme 80 kopeck’e mal olurken basit bir diş çekme 40 kopeck’tir. Plastik ya da metal bir kron 2 ruble 60 kopeck’tir. Çıkarılabilir kısmi ya da damak protezi 1 ruble 80 kopeck ila 6 ruble 70 kopeck arasında değişir. Çıkarılabilir üst ve alt damak setinin en yüksek fiyatı 14 rubledir. (Bir ruble 100 kopeck; 100 kopeck bir dolar 10 cent’e denktir.)…

Özetlersek: Sovyet hekimleri bir kişinin sağlığını ulusal zenginliğin bir parçası olarak görür. Ve bunun korunmasından kişinin, devletin ve kamu kuruluşlarının sorumlu olduğu düşünülür. Yakın gelecekte bu konuda ulusal çapta bir tartışma gerçekleştirerek, konuyu bir kanunla sabitleme niyetindeyiz. Bakanından gündelikçisine kadar, tüm yurttaşları, toplumun tüm üyelerinin sağlığını iyileştirmek için yapabileceği her şeyi yapması için sorumlu kılan bir kanunla.

Asıl mesele de budur: Herkesin sağlıklı olabilmesi için herkes herkesin sağlığı ile ilgilenmelidir.

Yaşam, Sağlık ve Ölüm: Karşılaştırmalı Bazı Sayılar5

sovyetler_tip_egitimi

SSCB’de ortalama yaşam süresi 70 yıldır, en ileri ülkelerle kıyaslandığında daha iyidir, devrim öncesi sürenin iki katından fazladır.

Yeni özgürleşmiş sömürge ülkelerde yaşam süresi düşük olarak kalır. Bu nedenle, Hindistan ortalama 50 yılda kalmıştır; ki bu da İngiltere’nin yüzyılın başında elde ettiği düzeydir. SSCB ölüm oranı 1000’de 7,3’tür. İleri ülkelerde 1965 için ölüm oranı şu şekildedir (1000 kişi başına):


ABD 9,4
İsveç 10,1
Fransa 11,1
Büyük Britanya 11,5

Nüfusun doğal artışı, yani doğumların ölümleri aşması, 1965’te SSCB’de 1000 kişi başına 11,2’dir ve ileri kapitalist ülkelerle şu şekildedir: İsveç: 5,8. ABD: 10,0. Büyük Britanya: 6,9. Fransa: 6,5.

Devrim öncesi zamanlarla karşılaştırıldığında, SSCB’de bebek ölümleri yüzde 90 azaltılmıştır.

Aşağıdaki tablo, son elli yıl boyunca, ABD ve SSCB için bebek ölümlerindeki görece değişimi verir (1000 kişi başına):


1913 1965
SSCB 269 28
ABD 99.9 25

Bebek ölümleri, bazı ülkelerde hala çok yüksektir. Nitekim, erişilebilir en son verilere göre Brezilya’da her 1000 doğum için 170; Hindistan’da 77,6; Arjantin’de 59,6 bebek ölümü gerçekleşmişti.

Hastalık çocuklarda ölümün tek nedeni değildir. Yabancı dergilerde yayınlanan sayılara göre, Güney Amerika’da beş yaş altı kategorisinde her iki ölümden birine kötü beslenme neden olmaktadır.

Sovyetler Birliği hekimlerin mutlak sayıları ve hekimlerin nüfusa oranı açısından dünyaya öncülük eder. Aşağıdaki tablo, karşılaştırmalı bazı sayıları verir:


Hekim Sayısı 10.000 Kişiye Düşen Hekim Sayısı
SSCB (1965) 555.000 23,9
ABD (1963) 351.800 18,4
Büyük Britanya (1963) 79.100 14,7
Fransa (1962) 75.200 15,4
Hindistan (1962) 83.300 1,9

Latin Amerika ülkelerinde hekim sayısı toplam 100.000’dir. Farklı kalkınma düzeylerindeki ülkelerin bir ortalaması olarak, 10.000 kişiye düşen hekim sayısı temelinde, Latin Amerika’daki hekimlerin sayısı 1980’e dek 3-5 kat arttırılmalıdır. Bununla beraber uzmanlar, bu kadar çok sayıda hekimin eğitiminin, Latin Amerika ülkelerinin başarabileceğinin çok üstünde olduğunu kabul etmektedir.

Hekim başına düşen nüfus sayısı Etiyopya’da 100.000, Yukarı Volga’da 80.000, Togo’da 50.000, Somali’de 30.000 ve Dahomey’de [Benin’in eski adı] 30.000’dir.

Erişilebilir en son verilere göre 1000 kişiye düşen yatak sayısı SSCB’de 9,6, İsveç’te 3,0, Büyük Britanya’da 10,2, ABD’de 8.5, Fransa’da 8.2 ve Japonya’da 9,8’dir.

Siyasol’un notu

Bu çalışma Harry G. Shaffer’in editörlüğünü yaptığı The Soviet Economy: A Collection of Western and Soviet Views (Appleton-Century-Crofts, 1969) isimli derlemeden alındı. Makalenin yazarlarından Petrovsky, SSCB’de dönemin Sağlık Bakanı, Drozdov ise Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı’ydı.

Makalenin çevirisi S. Erdem Türközü tarafından yapıldı.

Dünya halklarının ilk sosyalizm deneyi olan SSCB, ardında büyük bir miras bırakarak çökerken, peşinden binbir emekle kurulan bu sağlık sistemini de götürdü. SSCB’nin 1991 yılında artık iyice çürümüş olan Sovyet bürokratlarının ve emperyalistlerin el birliğiyle yıkılışı, ortaya büyük bir sağlık felaketi de çıkarmıştı. Bir zamanlar doktor başına en az hastanın düştüğü SSCB topraklarında, ölüm kol gezmeye başladı:

  • Rusya’da ölüm oranları 1991 yılında %11.4’ten, 1993 yılında 14.4’e, 1994’ün ilk çeyreğinde 16.2’ye çıktı.
  • Strese bağlı kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları bölge çapında %32 ile %80 arası arttı.
    Rusya’da 1992 yılında cinayetler %42 arttı, sonraki sene %27 daha arttı.
  • Macaristan’da 1989-91 arasında cinayetler %43 arttı.
  • Polonya’da intihar oranları 1989’daki oranla karşılaştırıldığında %133, Romanya’da %150 ve Rusya’da %153 arttı.
  • 1992 yılında Rusya nüfusunun %37’si yoksulluk sınırının altına düştü. Bu rakam 15 yaşın altındaki çocuklar için %46-47 düzeyindeydi.
  • Polonya’da 1989 yılında açlık çeken insan yokken, 1992 yılında bu %17.9’a ulaştı.
  • 1992 yılında Polonya, Bulgaristan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Arnavutluk’ta aşırı yoksulluk sınırında yaşayan insan sayısı %15-26 arasında değişirken, yoksulluk sınırındakiler %28-38 arasında değişiyordu.
  • Rusya’da tifo ve paratifo vaka sayısı 1992 yılında %13, 1993 yılında %66 arttı. Difteri 1992 yılında %109, sonraki yıl %290 arttı. Tüberküloz nedeniyle gerçekleşen ölümler 1992 yılında %15 arttı.6

Bugün, Sovyetler’in yıkılışından çeyrek asır sonra insanlığın durumu daha da kötü. Sağlık, şirketlerin elinde bir kâr aracına dönüşürken, en gelişmiş ülkelerde bile emperyalistler zenginlerin tüm sağlık olanaklarına kavuştuğu, yoksulların ise ölüme terk edildiği korkunç bir manzara yarattı.

Öte yandan, Küba sosyalist düzen sayesinde tüm olanaksızlıklara ve ambargolara rağmen, sağlık alanında dünyanın en ileri ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor ve hala gündem oluyor. Çünkü gelişmişlik düzeyinin pahalı cep telefonlarının kalitesi ile değil, insanların canına gösterilen özenle ölçüldüğü bir dünyayı ancak sosyalizm kurabilir.

  1.  Soviet Woman, No. 9, 1966, s. 12,’den yayıncının izniyle basıldı.
  2.  G. Drozdov, Rusya Federasyonu Sosyal Güvenlik Devlet Bakanı. “Concern for Old People,” Soviet Union, No. 198, 1966, s. 53’ten yeniden basıldı.
  3.  Soviet Life, Haziran 1966, s. 30’dan Washington’daki Sovyet Büyükelçiliği’nin izniyle yeniden basıldı.
  4. SSCB Sağlık Bakanı Boris Petrovsky’nin “Herkes için Sağlık”, Soviet Union, S 199, 1966, s. 9’dan yayımcının izniyle alınmıştır. Diş sağlığı hizmetlerine ilişkin bölüm Soviet Life, Eylül 1966, s. 59’dan alınmış, Washington’daki SSCB Büyükelçiliği’nin izniyle basılmıştır.
  5.  Soviet Union, No. 99, 1966, s. 8’dan yayıncının izniyle basılmıştır.
  6. Peter Gowan, The Global Gamble, Verso, 1999.
Etiketler: , , ,

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yandex.Metrica