Siyasol

Siyasol’dan Selam!

Siyasol.org, Hasan Ferit Gedik’imizin devlet destekli çetelerce vurulduğu günün ilk yıl dönümünde “Merhaba” diyor.
Eylül başında bir başka mecrayı gezite.org’u yayına sokmuştuk. Gezite’yi bir gazete gibi düşünürsek, Siyasol‘u bir çevrimiçi sosyalist dergi olarak düşünebiliriz.
Editörlerin daha etkin müdahalesine tabi, daha uzun soluklu yazıların “güncelleme” değil “tahlil etme” kaygısıyla yer alacağı bir yazı mecrası Siyasol. Sait Faik “yazmasaydım deli olacaktım” dediyse bu yalnızca edebi yazın için mi geçerli. Bizim de içimizde kalırsa bizi deli edecek sözlerimiz var.
Bu sözler siyasete dair, siyasetin sol’una dair. İki anadilimizin iki sözünü birleştirirsek, Sîya-sol, “solun gölgesi”nde yürümeye aday. “Karanlığın sonundaki ulu şafağa” doğru giderken engebeli, dolambaçlı ve “sarp kayadan geçen yola” merhaba diyoruz!

@siyasolorg


Guliver-Geziver-Logo-Kucuk

Siyasol’un tasarımında da görsel bakışıyla yardımımıza koşan Tarık Tolunay, Siyasol ve Gezite’nin yolculukları için çizdi.

Siyasol’dan Selam!

Siyasol, Hasan Ferit Gedik’imizin devlet destekli çetelerce vurulup Gezi’nin yedi delikanlısına sekizinci gül olarak eklendiği 30 Eylül 2013’ün ilk yıldönümünde “Merhaba” diyor.

Şu an ilk yazısını okuduğunuz bu mecranın teknik ve içerik altyapısını uzun süredir hazırlıyorduk. Bu altyapıyı size pürüzsüz, dolu ve okunaklı bir okuma deneyimi sunmak üzere tasarladık.

Aynı yazı ve tasarım ekibinin bir kısmıyla Eylül başında bir başka mecrayı gezite.org’u yayına sokmuştuk. Gezite, yazarları okurları olan bir yayın. Salt haberi (yani 5N1K) değil, haberlerin yorumlanmasını hedefleyen, Gezi’deki bileşen zenginliğini yansıtan bir gazete olarak düşünüldü Gezite.

Siyasol da okurlarının yazar olmasını istiyor. Ama o, bir gazeteden ziyade sosyalist bir dergi. Şu an için sadece internet üzerinden yayın yapacak. Editörlerin daha etkin müdahalesine tabi, daha uzun soluklu yazıların “güncelleme” değil “tahlil etme” kaygısıyla yer alacağı bir yazı mecrası. Onun için “Siyasol”un yanına eklediğimiz tanım basit: “Yazılar”

Yazı…

Türkçede tek bir karşılıkla ifade edilmeyen kelime yazı: Uzun ve sonsuz kırsal alan… Kâğıda dökülmüş harfler toplamı… İslam mistisizminde Tanrı tarafından belirlenmiş hayat çizgisi, “alın yazısı”… İnsanın evrim sürecindeki en önemli halkalardan biri… Bilginin sonsuzluğa yolculuğu…

Bilinen en eski metodik yazı Sümer çivi yazısı, sonra Aram, Arap ve İbrani alfabeleri… Bizim kullandığımız alfabenin kaynağı Fenikeliler’in 26 harflik alfabesi… Onlardan Yunanlılar ve Avrupa…

Sözlükler, ansiklopediler yazıyı yazıyla tanımlamaya çalışadursun hiçbiri asıl sorumuza cevap olmuyor: Yazı neden bu denli önemli?.. Sadece kaydetme işlevi yüzünden olsaydı, tekniğin çok daha güçlü kayıt olanaklarıyla birlikte uzun vadede ortadan kaybolacağını bile düşünebilirdik. Ama öyle olmayacak.

Yazın dilimizin büyük ustası Sait Faik der ki:

Söz vermiştim kendi kendime, yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kâğıt kalem aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.

Yalnızca edebi yazılar mıdır içimizde durmayan?

Bizim de içimizde kalırsa bizi deli edecek sözlerimiz var

Bu sözler siyasete dair, siyasetin sol’una dair. Siyasol, sol adını gerçekten hak eden tek siyasi konum Marksizm – Leninizm dairesini kesen kuramın çapını genişletme niyetinde bir oluşum.

Yazdıklarımız, yazacaklarımız ve yazacaklarınız elbette pratik solun, yani sokakta, dağda, barikatta, hapishanede, siperde dövüşenlerin kavgasına düştüğümüz hürmetkâr notlardır, onların ancak düşünsel bir “gölge”si olabilir. Bu toprakların diğer dilinde gölgeye “sî”denir. İki anadilimiz arasında bir sözcük oyununa izin varsa: Sîya-sol, “solun gölgesi”nde yürümeye aday.

Marksizm’in kuramsal kapsama alanını ancak Gramsci’ye, Althusser’e, bilemedin Negri’ye, Badiou’ya kadar genişletmeye razı gelen; fırsat bulduğunda ise Engels’i, Lenin’i, Stalin’i dışarı atmaya yeltenen “akademistleşmiş” bir ortam Marksist düşünce üretiminin soluğunu kesiyor.

Kuşkusuz bunun kökleri, bir yandan kendisini Nazi toplama kamplarından kurtaran Sovyet Kızılordusu’na sırtını dönen, emperyalizmin aydın kesim üzerindeki hegemonyasına karşı duramayan, bu arada elinde kalan gücü de kaybeden Avrupa solunda; diğer yandan sömürge ülkelerde solun fikri zenginliğini barış çizgisine feda eden Stalin sonrası Sovyet çizgisinde bulunabilir.

“Devrim için savaşmayana sosyalist denmez” diyen Guevara ve Castro’dan Mahir Çayan ve Dursun Karataş’a; Jose Maria Sison’dan İbrahim Kaypakkaya’ya; Kwame Nkrumah’tan Hüseyin İnan’a; Amilcar Cabral’dan Mazlum Doğan’a; Võ Nguyên Giáp’tan Raúl Reyes’e; Frantz Fanon’dan Behice Boran’a ulusal ve sosyal kurtuluş devrimcilerinin katkılarını Marksist kuramın fişekliğine, yani hep ait oldukları yere dizmek istiyoruz.

Merhaba!

Siyasol’a yazın!
Siyasol’u takip edin!

☆ @siyasolorg

☆ siyasolorg@gmail.com

☆ Siyasol Facebook

Belki düşünsel ortamımız, bu isimler için elverişli görünmeyebilir. Ortadoğu’yu kışkırtılmış savaşla, Kürdistan’ı teslimiyet ön şartlı “barış”la, Anadolu’yu dinsel demagojiyle yenilenmiş bir faşizmle karartan gece; düşünmeye, yazmaya, fikretmeye de karanlığıyla vurmaz mı? Ama henüz yitirdiğimiz devrim şairi Metin DemirtaşSürgit değildir bu karanlık,” diyor, “tan ağarır, gün doğar birazdan.”

Belki internet çağının ve kapitalizmin saliselere indirdiği dikkat aralığımız, biteviye “tüketme”nin tükettiği sabrımız “uzun” yazılara hiç de yatkın değildir. Ama “Şimdi gökyüzü güneşe daha yakın”, diyor bu günlerde yitirdiğimiz şair Talip Apaydın, bize bu halin ne filmin sonu, ne kahramanın kaderi olduğunu hatırlatarak: “Bin yıllardan gelen yaşam / Sürecek hiç kuşku yok / Tohumdaki güce bakın.

Bakalım…

Ömrü uzun olasıca şairimiz Yaşar Kemal’in sesiyle, “dünyanın ucunda açılmış güle”; “karanlığın sonundaki ulu şafağa” doğru giderken engebeli, dolambaçlı ve “sarp kayadan geçen yolamerhaba diyelim.☆

@siyasolorg | siyasol@gmail.com | Facebook

Etiketler:

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yandex.Metrica