Memleket

Bir çocuğun 12 Eylül’le hesaplaşması

Yıllar önce bir sonbahar günü bayram sabahında ailemle toplanacaktık her zaman ki gibi nenemin evine. Amcam kısık bir ses tonuyla gözlerimizin içine bakıp bakıp “artık çocuk değilsiniz!” deyip başlamıştı 12 Eylül 1980’de ona, babama hatta çocuklarını vermemek için gelen askerlere saldıran neneme yapılanları anlatmaya…


12 Eylül yakın geçmişimle hesabımın miladı…

Yıllar önce bir sonbahar günü bayram sabahında ailemle toplanacaktık her zaman ki gibi nenemin evine. Çocuk olduğumdan olsa gerek her bayram benim için maytap, silah ve bol harçlık demekti..

Tabi bunun o gün biteceğini ne sabah bayramlıklarımı giyerken düşünmüştüm ne de babamın elini öperken.Nenemlere ulaştığımızda ben de Her kürt gibi  erkenden şeker toplamaya çıkmıştım çocukluk arkadaşlarımla şeker,sigara ve para istediklerimizden bir iki tokatla evimize dönmüştük. Her bayram olduğu gibi bu bayramda evde sofralar kurulmuş ve tam bir şölen havası esiyordu o ana kadar. Kaset çalar’da ise o dönem Şivan’ın yeni çıkardığı albümü Nazê ‘den Xalo ezgisi çalmaya başladığında amcamın sigarasını yaktığını ve gözlerinden yaş geldiğini görmüştüm.. Bu hayatımda hiç unutamayacağım bir andı çünkü o güne kadar beni her gün evden alıp dolaştıran gezdiren güleryüzlü amcam ilk defa ağlıyordu.Bu öyle bir ağlamak ki gözleri hınç ve öfke doluydu.O an evde bir sessizlik oldu çocuk olmamıza ragmen kuzenlerimle beraber bizde susup olan biteni anlamaya çalışmıştık. Evde hiç kimseden ses çıkmıyordu bir Şivan söylüyordu bir amcam ağlıyordu..

Babam’ın neden yer sofrasında yemek yerken altına yastık aldığını, amcamın neden yürürken zorlandığını o gün anlamıştım. Amcam kısık bir ses tonuyla gözlerimizin içine bakıp bakıp “artık çocuk değilsiniz!” deyip başlamıştı 12 Eylül 1980’de ona, babama hatta çocuklarını vermemek için gelen askerlere saldıran neneme yapılanları anlatmaya..

O gün ben “işkenceyle” ve “insanlıkla” tanışmıştım. Neye üzülecektim ki ben?  5’nolu cezaevinde sırf dayak yememek için birbirlerini döven insanlarımıza mı?,İsim vermedikleri için dövülen babamla,amcama mı? Oğullarını  vermek istemeyen bir annenin onları “hortum”la koruma isteğine askerlerin “dipçik”le müdahalesine mi? Yoksa bir halkın yükselen özgürlük talebine vurulan “darbe”yi mi?

   Amcam anlattıkça ben büyüyor, o anlattıkça ben ne hissettiğini anlamaya çalışıyordum. Tabi yüzleşmemiz çok ağır olmuştu o gün bizim için bayram bitmişti,yerini daha anlayamayacak yaşlarda olmamıza ragmen matem ve öfke almıştı. Her Kürt gibi o günden sonra bende sistemle çatışmaya girecek ve kendimce “hesap soracaktım”.

Üzerinden yıllar geçmişti Grup Yorum’la ilk tanışmam olacaktı Eylül albümü.. Sözleri bende ki öfkeyi daha büyütmüştü

Düştüler birer birer

Dillerinde yeminler

Direnerek ölümü

Yeneceğiz dediler..

Ben büyüdükçe Haber Kanallarında Kenan Evren ve arkadaşları çıkmaya başlamıştı. Nenem her gördüğünde kürtçe küfürler ederek öfke kusuyordu.Ben o gün ise “Paşalar”la tanışmıştım.

Yıl 2013 Bugün kendime o günden bugüne değişen bir şey var mı? Sorusunu sorduğumda Ethem’in, Engin Ceber’in, Ali İsmal’in, Ceylan’ın, Abdo’nun, Medeni’nin, Ahmet’in ve dostum Hasan’ın anneleri gelir gözümün önüne. Yıl 2013 Eylül ayının 12’si ve halen sokakta insanlarımız öldürülüyor.Tarihin halen kara kaplı defteri kapanmadı ne yazık ki Ülkemizde..

@SsC__

Etiketler: , , ,

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yandex.Metrica